Baglantılar
    Kategoriler
    Reklam
    Son Yorumlar
    Bağlantılar
Vizyonbox.com on Facebook
Akıllı Ol : Ürkek ve bilinçsiz
Home » SineKritik » Akıllı Ol : Ürkek ve bilinçsiz
Click here for the best hotel deals - HotelsCombined.com

Sinemada parodinin tanımını yapan kişi Mel Brooks’tur hiç kuşku yok ki. “Silent Movie”den (1976) “Young Frankenstein”a (1974), “Spaceballs”dan (1987) “High Anxiety”e (1977) kadar sayısız alt tür örneği vermiştir yönetmen. Bunların hepsinde de farklı bir türü ti’ye almayı başarmıştır. Parodi çekmek için ilk olarak sinefil, ardından ise zeki ve yaratıcı olmak gerekir. Brooks’da bunların hepsi var. Ancak 1965 tarihinde onun ve Buck Henry’nin yarattığı “Akıllı Ol” (“Get Smart”) adlı dizi 43 yıl sonra bir yeniden çevrime dönüşünce karşımıza hiç de zeki bir yapıt çıkmamış.

Kötü bir parodi değil, kötü bir ajan filmi…

Bunun birincil sebebi elbette o dönemin ajan komedilerinin artık geride kalması, ikincil sebebi ise Mel Brooks’un o dönemde parodi türünde yapıtlar üretmemesi. Yani Peter Segal gibi kötü komedi filmlerinin yeteneksiz yönetmeni olarak tanıdığımız bir isim projenin başına geçince karşımıza ruhsuz bir ajan komedisi çıkıyor. Öyle ki film, standart ajan filmi iskeletini kullanan kötü bir tür filmi gibi gözüküyor. Bırakın zeki bir parodi olmayı, akıllı bir ajan filmi dahi olamıyor. Daha çok aksiyon sahneleriyle bezenmiş kötü bir ajan filmi var karşımızda. Tek boyutlu karakterler, zeka kokmayan diyaloglar ve ağırlığını koyamayan oyuncular sayesinde; karşımıza bir çırpıda tüketirken sıkıldığımız bir ajan filmi çıkıyor.

Peter Segal’ın filminin en önemli zaafı ise ajan parodisi gibi davranmasına karşın, aksiyon sahnelerini uzatarak süresini 110 dakikaya bağlaması. Yani yapım, bir taşta iki kuş vurmak isterken tamamen sınıfta kalıyor. Esas sorunu ise eski ajan komedisi numaralarını uygulamak istemesi. Burada ne klişeleri hakkıyla alaya alan bir komedi iskeleti, ne üç boyutlu karakterlerle güldüren bir absürt komedi tonu, ne de zeki alıntılarla sinefil kitleyi yakalayabilen bir film var. Aksine sürekli koşuşturan Anne Hathaway, Steve Carell ve Dwayne Johnson’ı resimlemekten ileri gidemiyor. Yükseldiği bir-iki nokta ise, Hathaway-Carell çiftinin filmin tamamına sinmesi gereken alaycı tavırlarıyla gerçekleşiyor.

Akıllı Ol

40 yıl önceki kadar dahi yaratıcı değil!

Belli ki Segal, eline aldığı senaryonun nasıl hakkıyla görselleştirileceğini bilememiş. Bu zaafının temel nedeni de zaten 1967 yılında çekilen çok yönetmenli ajan parodisi “Casino Royale”den sonra böyle bir filmin 35 sene sonra kendini fazla zeki sanıyor olması. Halbuki “Casino Royale”in o ilk versiyonunda kitsch sanat yönetimi, oyunculuklar ve kostümlerle yaratıcı bir mizah anlayışı oturtulmuştu. Hatta bunu 2000’li yılların başında “Avanak Ajan” (“Austin Powers”) serisi devam ettirdi. Ancak filmin, o iki eserin yapısına uygun duran karakterleri, yüzde yüz klasik Amerikan sineması atmosferinin içine yerleştirilince, neresinden tutsak elimizde kalan bir dramatik iskeletle yüzleşiyoruz. Çünkü Peter Segal, öylesine renkli bir dünyayı kullanma cesaretine sahip değil.

Bu eser öylesine eski ve sinemada olan bitenden o kadar habersiz ki, “Korkunç Bir Film 4”de (“Scary Movie 4”, 2006) kullanılan Bush göndermesini de birebir çalmayı bile çok zeki bir numaraymış gibi görüyor. ‘Carell ve Hathaway idare ediyorlar’ dersek herhalde filmin düştüğü durumu anlatmış oluruz. Zira onların ‘iki kafadar’ halinde gezdikleri sahnelerde film biraz olsun yükseliyor. Bill Murray, Ken Davitian ve Terence Stamp’in ortaya çıktığı zorlama anlarda ise ‘Hayııııııır!’ diye bağırmak geliyor içinizden. Bu sayede Mel Brooks’un projesi olduğundan onların bu projeye zoraki girdiklerini düşünüyorsunuz ister istemez. Yani filme bir duygusuzluk, baştan savmalık ve bilinçsizlik hakim…

Durum komedisi iskeleti kullanan bir parodi!

Bunun da ana sebeplerinden biri, durum komedisi iskeleti kullanan bir parodi çekilmek istenmesi. Böyle olunca da film çok ciddi duruyor ve elimize aksiyondan başka bir şey veremiyor. Elbette bu tercihin ana nedenlerinden biri de her kitleden insanı filmin içine çekmek. Ancak ticari numaralar bazen böyle trajik sonuçlar verebiliyor. Bu nedenle de “Akıllı Ol” için ‘tadı tutturulamamış bir komedi’ tanımını yapabiliriz. Carell ile Hathaway’in istekli halleri ise bu sonucun altında yanıp kül oluyorlar maalesef…

Akıllı Ol »

Comments

There are no comments just yet

Leave a Comment

Add your picture!
Join Gravatar and upload your avatar. C'mon, it's free!